29 Ağustos 2012 Çarşamba

Ayaklari

topraga ulasanlarin uzerine beton dokmeyin!

28 Ağustos 2012 Salı

Yılmaz Erdogan'dan

Bu aralar taktigim yazar sairlerden Yilmaz Erdogan. Asil okudugum ne olursa olsun, ara ara acip ondan uc bes siir, bir iki satir yazisini okuyorum. Kimilerini tekrar tekrar tekrar.
Sahiler Düş, Düşler Sahi'den
-----
Acı

Yaşamak uğruna
ölmek bu olsa gerek
Sevmek uğruna
acı çekmek bu olsa gerek
Hayat uğruna
savaşmak bu olsa gerek
Peki ya senin uğruna
Üzülmek niye?

Yılmaz Erdoğan

acıan

Su olup akmak istedigim zamanlarda
Ates olup yanmak ne aci…

24 Ağustos 2012 Cuma

Yol,

Yolcu, Yoldas…

Tadim

Yok. Rakinin tadi bile bi aci geldi bugun :(

Sema'nin sarkilari da hic yardimci olmuyor.

21 Ağustos 2012 Salı

Bayram zamani notlari; İstanbul-Orestiada-Alexandroupolis-İstanbul

18-21 Agustos 2012

18 Agustos Ctesi
Bugunku tembellikle yola cikamayacagiz herhalde diye dusunurken, bir gayret cantalar hazirlanir.
Saat 16.10 itibariyle yola cikilir. İstikamet Pazarkule sinir kapisi.

20:00 pazarkule sinir kapisi

20:45 Kastanies sinir kapisindan taksi ile Orestiada'ya yolculuk.
Taksicinin yuksek cabalari sonucu ucuncu otelde(€50 oda) yer bulduk ve attik cantalari, ciktik sokaga. Biraz dolasma ve muhtesem bir aksam yemegi; ahtapot, kalamar, levrek, salata ve uzo sahane beslisi(€49).
Biraz daha dolas ve sahane krep kahve ikilisini tat. Daha da dolas, artik butun sehri avucumuzun ici gibi biliyoruz ve otele donus. Uyku zamani.

19 agustos pazar

Bugun niyetimiz araba kiralama ve uc gun arabayla kasik kepce dolanma.

Sabah caddede bir yerde guzel bir kahvalti. Ne yazik ki sadece bir tane araba kiralama sirketi varmis ve onda da araba yokmus. Kismet. Gelin ata binmis yaa nasip demis :) (dino ibrahim'in unlu sozu) Amaa Alexandropoli'ye otobus varmis, biz de cantalari toplayip geldik otobusu bulduk ( bilet €10.5). Her saat basi imis otobus ve saat 12:30'da kalkti. 1saat 50 dk suren yolculukla butun ufak koylere ugrayarak geldik Dedeagac'a. Bugunun Pazar olmasi itibariyle araba kiralamacilari kapali imis oyle duyum aldik. Bakalim bi otel veya camping bulursak anliycaz ne olup olmadigini :)
Municipility Camping sahane bir yer bulduk, supper organize hersey var. Banyosu, tuvaleti, restorani, marketi, elektrigi, suyu hersey yerli yerinde ve temiz. Bizim yerimiz 52 numara. Tum kamp alanlarinin etrafi agac ve calilarla sinir olusturulmus. Yaklasik 20metrekarelikbir alani var her cadir yerinin. Buraya gelirseniz restoraninda mutlaka oturun biseyler yiyin, muhabbet edin. Dunya tatlisi insanlar.
Aksam yuruyerek merkeze gittik. Yaklasik 10 dk suruyor yurumesi. 1.5-2 km kadar yolu ve keyifli bir yol. Sahilde aksam yol arac trafigine kapatiliyor. Fenere kadar yuruyup geri donup bir tavernada yemek icin oturduk. Buranin diger yerlerden bariz bir sekilde kalabalik oldugunu gorunce biz de buraya oturalim dedik. Turkce menuleri bile vardi. İzgara ahtapot, kalamar, adini hatirlayamadigim bir balik, salata, bir sise yunan sarabi ve bir duble Efe raki (evet efe ve yeni raki da vardi adamlarda) su ekmek ve sonrasinda onlarin ikram ettigi cikolatali krep, dondurma, mozaik tatli, karpuz vs catliycam imdaaaat(€37). Bunlari yiyip ictikten sonra patlayan karnimizi indirmek icin bir tur daha attik sahilde, kahve girisimlerimiz basarisiz sonuclaninca kampa dogru yurumeye basladik ve dis fircalamasinda sonra cumba cadir :)


20 agustos pazartesi

Sabahtan kalkip marketten feta peyniri( bizim beyaz peynir) ve papatya ekmek aldik. Gelip restorandan da sicak su alip termosumuzda cayimizi yapip, greek salatasi esliginde sahane kahvaltimizi yedik. Sonrasinda da sevgili abimiz bize karpuz ikram etti. Gelip gunaydin nasilsin diye hal hatir sorduktan sonra :)

Eveet asil macera bundan sonra basliyor. Kahvalti yaparken restoranin isletmecisi ile tanistik. Kendisi zamaninda Hollanda'da Turklerle calisirken Turkce ogrenmis. Muhabbet esnasinda kiralik araba aradigimizi ama bulamadigimizi soyledik. O da durun ben bi arayayim diye gitti. Sonra Babis ile beraber geldiler. Babis dedi ki; alin benim arabayi gidin. Benzin koyup gidin gezin nereyi gezmek istiyorsaniz. Once biraz sasirdik sonra tamam dedik. Kampin yanindaki parktan Babis'in arabasini aldik, o eve uyumaya gidecekmis, onu birakip biz ciktik yola. Komotini ve Xanthi vardi gormek istedigimiz ama Komotini'ye gidip hic begenmeyince Xanthi'ye de gitmedik. Asagi inip Lagos'a geldik. Burasi ufacik bir yer port'un oldugu iki restoran var o kadar. Cevresi gol ve orman ile cok seker bir goruntusu var. Burasi cok enteresan bir yermis. Sahilde yururken balik tutan adamlar Turktu. Diger balik tutan adam kayincosu imis falan, sonrasinda yemek yerken gelip oturan digerleri de Turktu, yoldaki bir cok araba TR plaka idi. Biz heryerdeyiz ya. Yemegin muhtesem oldugunu belirtmeye hic gerek yok sanirim. Uzerine bir sade kahve guzel gitti. Neysem koccaman olun karnimizi tutup bindik kirmizi seat cordoba'miza ve tuttuk kampimizin yolunu. Gelince tembelligimizi biraz olsun uzerimden atabilmek icin, hooop atladim denize. Su biraz kendime getirdi mayismis beni. Gunesi denizde batirdiktan sonra, sicak bir dus ve termosumuza sicak suyumuzu alip sahilde cay keyfi yaptik. Sivriler de kan keyfi yapti tabii. İki gundur yenmedik yerimiz kalmadi. Gumrukte baslayan sivrisinek saldirisi hic bitmeyecek galiba :( kasiniyoruuum. Sonra dedik iki yuruyelim de kendimize gelelim ve ciktik merkeze geldik. Simdi de yaydik gobekleri. Bacardi Breezer esliginde gece serinliyor :)

Donus ve hizlica tulumlarla sarmalanis.

21 agustos sali

Sabah deniz cok guzel gorunuyordu. Uzunca bir yuzdukten sonra, dus ve toparlanma. Cadiri toplayip esyalari yerlestirdikten sonra greek salad ve omlet, cay esliginde saglam bir kahvalti. Fotograf vs de tamamlandiktan sonra herkese hoscakalin dileklerini serpip ayrilis. İki kisi, iki gece bir cadirin maliyeti olan 30 euroluk kamp yeri ucretimizi de odedik ve taksiye cantalari atip otogara gidis. Kastanies sinir kapisina gitmek icin Orestiada'ya gitmemiz ve oradan Kastanies otobusune binmemiz gerekiyor. Ve Orestiada otobusunun kalkmasina sadece 6 dk varmis, sevgili taksi soforumuz tarifeye bakip soyledigi. Kendisi hemen otogari aradi. Zaten 2 kmlik yol idi ve 5 dkda oradaydik. Ben biletleri alana kadar, amcacan cantalari otobuse yerlestirmisti bile. 12:29 itibariyle otonuste yerimizi almistik ve 30 hareket ettik.
Orestiada'da Vergina birasi ile serinleme. Kastanies otobusu(€1.60) 15.30'da ve bizimde 1 saatimiz varken biraz yayilalim dedik :)
Vergina birasinin serinligiyle yasanan guzel bir ara oldu. Otobusle Kastanies 20 dk suruyor buradan. Sinirin 200m gibi yakininda otobusten iniyorsunuz. Bizim gibi yukunuz 15-20 kilo degilse ve hava da 36 derece degilse sinira ve buradan da Turkiye'ye olan toplam 1300m lik yol cok keyifli. Yunanistan tarafindaki polis cocuk bizi hatirlamis. Turkce 'siz uc gun once gecti, degil mi' diye sirinlik yapti. Sanirim sirtinda kamp techizatiyla buradan yuruyerek gecen cok olmuyor :) TR'ye gectikten sonra attik cantalari arabaya ver elini İstanbul. Yine cok sansliyiz, trafiksiz sorunsuz geldik. Saat sekizde evdeydik :))

3 Ağustos 2012 Cuma

Küre Dağları

Buraya dair yazmak gereken çok şey var. Bir ay önceki Küre gezimi yazamadan bugün tekrar gideceği dolayısıyla fazla ince eleyip sık dokumadan geçen seferki aldığım notlarımı buraya yapıştırıyorum :) Sürç-ü Lisan etmiş isem affola :)


Kure daglari notlari:
Bizi almaya gelecek aracin kaza yapmasi sonucu biz Üskudar'a metro funikuler ve motor ile gectik. Uskudar'dan araca bindik 18.30 gibi.  
Sonrasinda Carrefour'da alisveris molasi. Saraplar peynir ekmekler alindi kondu. Arabada peynir ekmek sarap meyve yenir. Yol uzun, trafik cok.
Gece 04.20 de varis. Kazalar ve yol calismalari sebebiyle planlanandan 4 bucuk saat gec gelis. Konakta herkes ayakta. Odalara yerlesme. Cay hazir. Beraberinde kahvaltiliklarla gece kahvaltisi yapilir. Coook soguk burasi 30 Haziran olmasina ragmen. Uyurken usuduk. 05.30 yatis 10.30 kalkis. Kahvalti ve sunum icin Ahir Salona gecis.

WWF sunumu notlar:
Ilgarini magarasi arkeolojik. İcinde mezarlar klise var ortacagdan. Gorulmeliymis!!!

Kure daglari Turkiye'deki tek Panpark;
Panpark Avrupanin Yellowstone'ları imiş.
Dunyada 13 tane var. Turkiye de sadece kure daglari var.

Panpark olan ulkeler:
İsvec
Finlandiya
Bulgaristan

Kure daglari ekoturim dernegi baskani
İsmail Mentes- sunum yapan gezdiren kisi.
0542 2353146

Yerel Rehber:
05446335703
Tahsin Sanli

Bisiklet yapilabilir. Evet buralarda bisikletle gezilebilir cok güzel rotalar var :)

Notlar:
30 Haziran Cumartesi
Sabah WWF sunumu. Sonra aracla Zümrüt Koyu'ne gidis. Koylu kadinlarin kiyafetleri rengarenk, muhtesem gorunuyorlar. Normalde de boyle giyinirlermis. Tahsin beyin esi de boyle giyinirmis.
Koye girince heryerde kiraz agaclari. Beyaz kiraz dolu buralar. Tahsin beyin gosterdigi agaclardan beyaz kirazlarla mideleri doldurmaca.
Zumrut Koyu'ndeki eski okul binasinda teyzeler gozleme pisirdi  servisi amcalar yapti. Mantar ve cokelekli gozleme yenir. ayran, elma eksisi icilir.
Yuruyus aracla Gideros Koyu'na gelis. Buralarda dag bisikletleriyle sahane gezilir. Tahsin bey buralarin rehberi. Tahsin bey keci gibi yuruyor. 65 yasinda kendisi. Koyda gezinti sandalla gezi. Gunbatimi restoranda balik yeme. Carpan(iskorpit) baligi cok lezzetli. Aracla Yanık Ali Konagi'na donus. Konakta eksi corbasi ve cay varmis.
Azdavayli Safiye esliginde otobuste oynamalar. Araba cosuyor :))
 
Konağa geldigimzde eksili pilavimizi yedik, cay ictik. Eksili pilav; icinde siyez bulguru, asma yapragi, yogurt var. Baska ne var anlamadim ama tadi cok guzeldi. Biraz tırtana(bizim oraların yemeği) benziyor. Cayimizi da ictikten sonra cumba yatak.

1 Temmuz 2012 Pazar
Sabah 9'a kadar deliksiz uyku. Hizlica dus. Kahvalti vedalasma ve Çatak Kanyonu'na dogru yola cikis. Çatak Kanyonu dehset bir yer. Yere yatip asagiya baktigimda halen goremiyordum zemini. Bu kanyona giden yurume yolu kisa ama cok sahane  son baharda karamuk toplamak icin gelmek lazim  Sonrasinda Pinarbasi'na gidis ve Pasa Konaginda cay molasi. Ayaklari buzz gibi pinarda suya sokma ve supper serinleme. Ilıcasu Şelalesine dogru yola cikis. Selale cok da carpici degil. Gozleme ve ayran ise mukemmel. Cay ise odun semaverinde pisiyor varin tahmin edin. Karinlari sisirdikten sonra yola cikis. Safranbolu'da arkadasi ugurlama ve yola devam. İstikamet İstanbul. Yol uzun varis gec olacak. Guzel bir tanisma gezisi idi daha cok gelinecek buralara. Bisiklet ve yuruyus icin cok ideal. Gelmeden İsmail beyle iletisime gecilmeli.

Burada Ilgarini magarasi ve Valla kanyonu var daha gorulmesi gereken.