15 Nisan 2017 Cumartesi

Gecen gelen gelecek olan

Bunlar sadece kendime dair notlar;
Aradan neler gecti
Ocak'ta Gito
Subat'ta Alanya
Mart'ta Nepal

Gelenler
Nisan'da Marsilya
Mayis kimbilir?
Haziran? Hayat surprizlerle dolu

27 Mart 2017 Pazartesi

dilek

Tapınakta dilek dilememek lazımmış, hepsi gerçek oluyo lan!
Başka ne dilemiştim onu hatırlamıyorum :D

26 Mart 2017 Pazar

Kara

Dünyanın bütün renklerini değil
Karayı getirin bana
Ne varsa ve ne yoksa kara bugün
Mavi soldu, sarı uçtu, beyaz kirlendi
Gün dün oldu,
Dün yok oldu

19 Mart 2017 Pazar

Guven

Güven, mutluluğun temelidir.
Güven aşkın ve her türlü aşkın, yani cesaretin, yani kavganın temelidir.

Cemal Süreya

12 Mart 2017 Pazar

Kedi insan

Kediyi merak oldururmus, insani kahır.

1 Mart 2017 Çarşamba

1 Mart

Bugun babamın doğum günü. Ağlamayı öğrenme günü. Ölüm gününü hiç anmasaydık da,hiç olmamış olsaydı o gün, acaba ben bugün nasıl olurdum.

Gözümden akan yaşlar eksik olurdu belki,
Güvensizliklerim, eksik olurdu belki
Terkedilmiş terklerim olmazdı belki
Belki sevebilip sevilebilirdim, sahici aldatmasız, öz, saf, tam,

Ama değil,
Hep bi temkinli olma durumu!
Ben hep özgürlüğün peşinde koştukça, temkinlikler beni kovaladı. Hiç bir zaman koşmayı da sevmedim ben. Okumadığım yerden çıktı gözyaşlarım.


27 Şubat 2017 Pazartesi

Malaga, La Herradura dalışı


Üzerinden yılı devirdik ama olsun, kayıtlara geçsin Malaga dalışlarım. 
İş için gittiğim Madrid'ten trenle Malaga'ya geçtim dalış yapmak uğruna ve tam ekipmanım da yanımda elbetteki. Gitmeden epey okudum ettim, yazıştım vs.
Amacım ise Cebelitarık Boğazı'(Gibraltar)nda akıntı dalışı yapmak.  Ama tabii Aralık ayında olmadı olası şey oldu ve hava patladı. Fırtına, hortum sebebiyle Cebelitarık'ta dalış yapamadım. Ama daha içerde yer alan La Herradura bölgesinde yapabildim. 5 gün içinde tek bir gün güneş çıktı ve ben de o güne organizasyonumu yapmıştım neyseki. Geldiğim günün ertesi motor kiralamıştım ki gezerim fıtı fıtı diye ama o sel yağmurda çok olamadı ne yazıkki. Konuştuğum dalış okulu Fuengirola'da idi. Motorla yağmurda oraya gittim döndüm ama eziyetten başka bişi olmadı çünkü siesta olayını unutmuşum. Kapı duvardı. 
Ertesi gün karakolun önünden beni de aldılar ve yola çıktık. 1,5 saat sonra gibi vardık La Herradura'ya. 
Hazırlık briefing derken girdik suya. Su soğuk, 16 derece. Titretti accık. Ama calılık inanılmaz. Ne bekleyeceğim konusunda bir fikrim yoktu ama çeşit çeşit anemonlar, kızıl mercanlar, iri iri tavşanlar, oyuncu ahtapotlar çok ama çok keyifliydi. İki dalış yaptık birisi sol duvara diğeri sağ duvara olacak şekilde. İkisi de benzer profilde idi. Koydan bir iki metre bile açığa çıktığımızdaki hissettiğim akıntı boğazdaki akıntı konusunda çok küçük bir fikir verdi!

Dalış yaptığım okul AbySub idi. Ve dalış öncesinde, sırasında ve sonrasında doğru karar verdiğimi anladım. Araçta dalış noktasındaki olanaklar konusunda bilgilendirme yaptı, dalış önce malzeme kontrolunu yaptı, tüp hava ve malzeme kalitesi iyiydi. Üç tane briefing verdi. Dalışa giriş, çıkış, acil durum çıkış ve güvenlik briefingi. İçerik çok iyi ve doğruydu. 
Dalış esnasındaki iletişim, grubu kontrol iyiydi. Bu arada iki dalış için tüp ve ağırlık dahil toplam 50 euro verdim. Transfer de dahil. 

İlk dalışa girmeden önce güneş vardı ısındık güzel güzel, ama daha sonra bulutlandı hava ve soğudu ama yapacak birşey yok. 

Çıktıktan sonra çok oyalanmadan üst baş değiş, malzemeleri topla ve minibüse bin yaptık hemen daha fazla üşümeyelim diye. 
Yola çıktık, sakin güzel geldik. Bir daha sefere boğazda dalalım diyerek ayrıldık. Buraya tekrar geleceğime eminim :)
Ve foto paylaşımı için mail adreslerimizi aldık. Ve herkes gerçekten tüm fotoları gönderdi. 
Dört İsveçli, bir Türk, bir İspanyol olarak güzel anlaştık, güvenli dalışlar yaptık. 
Darısı hepimizin başına. Daha sıcak havada😂

11 Ocak 2017 Çarşamba

Acaba…?

Hayat işte, hep bir 'acaba'lar ülkesi…

28 Kasım 2016 Pazartesi

Her gün bir adım daha uzak...

Her gün bir adım daha uzaklaşarak…

16 Kasım 2016 Çarşamba

Seferihisar'da dalmış idim ben :)

Üzerinden vakit geçince anılar silikleşiyor. Silinmesine fırsat vermeden yazmak lazım. 15-16 Ekim16'da yaptığım Seferihisar dalışlarından enstantaneler. Buyruns

esti esti
Saros haftasonu sonrasında yaptığım listeden mümkün olduğunca devam etmek niyetindeyim. Ve bu yerinde duramayan bünyeyi bu sefer Seferihisar beklemekteydi. Hamdi hocanın telefonu vs aldıktan oooh hazır abla da aynı bölgeye gidiyorken yancı turizm olarak arabanın copilot koltuğunda yerimi aldım ve GPS'imi açtım. Çok keyifli bir yolculukla vardık atış noktasına. Ablacan önce beni bıraktı sevgili Atlantis Resort Club bünyesinde yer alan Teos Diving Hamdi Hoca'ya sonra kendileri karşı kıyıdaki otellerine doğru ayrıldılar. Ha tabii yol boyunca kendilerinin hiç aranmaması ama benin 4 kere falan, neredesiniz geldiniz mi vs diye aranmam epeyce eğlendirdi bizi. Güya sonradan konuya dahil olan ben idim ama beklenen de ben oldum.

fransız buddy
Neyse sonuç olrak Cuma akşamı Hamdi hocayla buluştum, dalış çantamı okula koydum, odamı aldım ve yemekte buluştuk. Fransız bir çift ile tanıştım o ara, adam da 4 yıldız dalıcıymış, ertesi beraber dalacağız büyük ihitimal. İstanbul'dan da grup geliyormuş vee bir de Emin hoca geliyormuş. Emin Bora Demirel. Saros'dayken ya sen Emin Hoca'yı tanımıyor musun diye bizimkilerin sordukları ama benim henüz kendisiyle nail olamadığım kişi.
Bu güzel haberleri aldıktan sonra yemeğimizi bitirdik ve ben ufaktan ayrıldım. Epey yorgunum uyumak istiyorum.

en iyi ekipman dalışa hazır ekipman
Ertesi sabah kahvaltı sonrası okula gittim. Bu arada Teos Diving, Atlantis Resort Club bünyesinde bir dalış okulu. İstanbul'dan gelecek olan ekip Cumartesi sabah vardılar ve tabii onların hazırlanması vs biraz vakit aldı. Bir de tabii hava fırtınalı ve bugün normalde pek gidilmeyen bir noktaya gideceğiz. Tekneyle yaklaşık 2 saat yolculuk edeceğiz. Bu fırtınada süper eğlenceli olacak. Ama Ahmet Kaptan işinin çok ehli ve teknesini iyi bilen bir kaptan. Güvendeyiz yani. Ama beynim donuyor

Emin hoca
esintiden, bere vs çok işe yaramıyor.

2 Saat yol sonrasında Cıfıt Adası Kalesi'ne vardık. Biz Emin hoca, eşi Ebru hanım, benim Fransız ve ben olarak 4 kişilik harika bir ekip olarak dalacağız. Ve çok güzel ve keyifli dalışlar yaptık beraber. Emin hoca zaten dalış noktalarını avucunun içi gibi biliyor. Seferihisar'da canlılık da fena değil ama asıl olayı her yerde mağaralar, delikler, pasajlar koca koca kayalar yani doğal yapısı çok güzel. Evet müren, ahtapot vs her yerde görebiliyorsunuz ama özellikle benim gibi, mağaraya girmeyi, deliklerden geçmeyi seven birisi için süper bir yer.

Cumartesi hava sertleştikçe sertleşti. Ve dönüşümüz de gidişimiz kadar şanlı oldu, uçuşa uçuşa.
Emin hocalar gider
Neyse sağ salim vardık karaya. Akşam yine bizim Fransızlarla sözleştik yemeği beraber yiyelim diye, yemek öncesi birer kadeh şarap, ve yemek esnasında bir kadeh daha. Ben Fransızca onlar İngilizce konuşuyor ve öyle anlaşıyoruz. Çok eğlenceli :) Sabah kahvaltıda buluşmak üzere ayrıldıktan sonra akşam için Emin Hoca'nın davetine icazet edeyim dedim ve okula doğru yol aldım 11 gibi. Gittim ki ne göreyim, herkes zurna olmuş. Masalarda dans edenler, kendini yere atıp dans edenler vs. Ortamda eğlence ve rakı gırla gidiyor. Ödül ve sertifika törenleri vsler yapıldı, herkese hakkı iade edildi derken alkolun kandan beyne sıçradığı anlarda benim de gözlerim artık uykuyu arar oldu. ufaktan kalktım ve kaçtım ortamdan. O kadar sarhoş olup bu kadar tanımadığım insanla eğlenemem zaten :)
E yarın da dalış var.
Neyse uykunun çağrısına cevap verdim ve güzelce dinlendim.
Hamdi hoca

Sabah yine bizim fransızlarla kahvaltı muhabbeti vs. Hava düne göre daha iyi ve düne nispeten daha yakın yere gideceğiz. Ama ben üşüyorum. Haydı hayırlısı.
Yine aynı dörtlü harika bir noktaya girdik beraber. Delikler mağaralar bacalar çok çok keyifli idi. Ama dalışın 20. dakkasında ben titremeye başladım ve artık kontrol etmekte zorlanmaya da başladım. Neyse sıkıntısızca dalışı bitirdim ve çıktığımda ikinci dalışa girmemeye karar verdim ve üstümü değiştirerek kurularımı giydim, güzelce beslenip bol bol sıcak içeceklerle besledim kendimi. Karaya gelince Aysel'e yazdım, ben hazırım vs diye. Sabahtan check-out'umu yapmıştım zaten. Çantayı da toplayınca süper hazırım.
Neyse Aysel beni aldı onların otele geçtik, orada danslar devam etmekte. Valsler, tangolar uçuşuyorlar, oralar.
Arada dansa kaldırmaya kalkan oldu ama sanırım ayağımdaki botlarım cesaretlerini kırdı. Daha cesaretli olanlar, sen konuda ısrarcı oldu ama tango yapmadığımı öğrenince ufaktan uzadılar.

Sonra yavaş yavaş toparlanıp dönüş yoluna vurduk kendimizi. Akhisar'da Ramiz'de yemek molası verdik, o ünlü köprüden geçtik yine ve gece yarısı olmadan eve vardık. Çok başarılı oldu.

Sonuç olarak çok çok keyifli ve güzel bir hafta sonu oldu. Emin hocayı tanıdım, Hamdi hocayla tanıştım, Mahmut hocayla tanışıklık pekiştirdim diyelim.

Darısı diğer dalışların başına olsun o zaman.
Bu sefer amacım Karaburun, Ayvalık vs yapmaktı ama üşütmüş olduğumdan cesaret edemedim. Fakat bir daha ki sefere muhakkak diyorum.