kamp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kamp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Eylül 2016 Cuma

Çadır, tulum, mat

 Dalıştaki ABC gibidir çadır tulum mat üçlüsü.
Yine bir gün, bir bisiklet turunda, çoğu tanımadığım azı tanıdığım bir grupla süreceğiz. 

Tost-çorba-midye-çekirdek ve bira beşlisiyle geçti akşam. 
Sabah ola hayrola. 
 

21 Eylül 2013 Cumartesi

Karakayalar'da kaya tırmanışı...

Hayat bu mudur, budur! Evet budur :)  
 Bugün 8 Eylül'13 Pazar ve yine en nadide köşelerinden birindeydik bu memleketin. Neresi mi? Karakayalar! Eskişehir'e (Sivrihisar) bağlı küçük bir köy ve dibindeki muhteşem kayalıklar. Hiç beklemediğiniz bir anda, bozkırda yükselen granit kayalar! Tunç (Fındık) zamanında yazmış buraya dair bilgileri, ben bu detaya girmeyeceğim.

Biz de bir Eylül günü geldik buraya. Ne de güzel karşıladı, ne de misafirperverdi, ne muhteşemdi. Bozkırda vosvosla, tortor ilerlerken sakincene, bir anda önümüzde dikilen bu kayalara bakakaldım önce bir süre. Sonra koruluğun içine daldım, sonra tekrar döndüm durdum. Nasıl da güzel diye hayranlıkla seyrettim etrafi, kayalık şekilleri.
Dağcı arkadaşlarımızın burayı keşfi 2005 yılında olmuş ve bugüne kadar da sayısı yüzü aşan rota açmışlar, geleneksel ve boltlu olarak. Kayaların hemen dibinde çok güzel bir koruluk var, kamp alanı olarak kullanılan. Yakınında çeşme var ama bu mevsimde kurumus olduğundan köyün camisinin önündeki çeşmeden doldurduk.
Vardığımız gün çok rüzgarlı idi hava. Çadırı iyice gerdirerek ve bütün iplerini bağlayarak hızlıca kurduk. Gece çok ses yapmasın rüzgarla diye iyice fikse ettik. Sonra tabii ki çay yapmaya geldi sıra, artık hava da karardı sayılırdı. Dışarda rüzgar inliyorken, içerde çayımızın kaynama sesi, sıcaklığı ve şahane kokusu vardı. Akşam yemeği ve sonrası geyiğinden sonra, yorgun ve uykusuz bünyeler çok dayanamadı uykunun çağıran sesine ve tulumun sıcaklığına eriştik geceyarısı olmasına daha cok varken.

Sabahsa, her şey durulmuş, sakinlemiş, hava açılmış ve ılımıştı. Miss gibiydi yani. Çayımızı, kahvaltımızı hazırlayıp "aheste çek kürekleri, mehtap uyanmasın" havasında yedik içtik. Artık dedik yavaş yavaş toparlanıp, eşyaları hazılayıp tırmanış yapalım. Ve tüm teçhizatımızı yüklenip, Tatar sektörün muhtelif noktalarında çıkışlar yaptık. Sonra kısa bir atıştırma molası ve Sadık Amca ile Sunshine Yellow rotaları takip etti, sonrasında da günün bitisi oldu. 
Açlıkla bir anda bu kadar rotaya girince haliyle bünye yoruldu, eller şişti, ayaklar acı çekti :) Ama acısı bile güzeeel :D Mazoşizm özünde var bunun, her sporda olduğu gibi!
Tırmanışan sonra etrafta keşif gezisi yaparken Tatar sektörün kuzey tarafından ileri doğru yürürken meyve ağaçları göreceksiniz birbaşlarına. Elma, armut, ayva, ceviz vs dolu. Ceviz değil ama diğerlerinin dallarından meyveler sarkıyor, dökülüyor ve hepsi süpper lezzetli. Tabii bunları kemirdikçe mide daha fena kazınıyor ama olsun. Yediklerimiz midemizde, yemediğimiz iki üç ayva da elimde olarak döndük kampa. 

Rüzgarsız, sakin bir akşam, dışarıda yenen yemek,  yanında bir kadeh şarap, erken kararan hava, tırmanış yorgunluğu, hepsi üstüste binince ne de güzel uyuttu!

Koruluğun içinde yeni bir güne uyandığımız bu sabahta yine saki Karakayalar, yine sadece biz varız bir de kuşlar, bu kayaların altında. Uzuuuuun süren kahvaltı faslı boyunda, o kuş neydi, bu buydu, onun sesi nasıldı, aha şuraya uçtu ağaçkakan gördün mü şeklinde geçti gün. Hatta telefondan dinlediğimiz kuş sesleri civardaki kuşları hafiften çıldırttı :) Saat öğlen biri geçmişti ki artık toplanıp tırmansak accık dedik. Önce Tatar sektörün kuzey batı tarafında bir rota denedik, olmadı döndük. Dünden yıprattığım ayaklar ve eller ne ayakkabıya giriyor, ne de kayayı tutabiliyor. Küçük parmaklar su toplamıştı hepten acıdılar :D Olmadığını kabul edip indim haliyle. Bugün işim daha çok emniyet alma oldu. Olsun :) 
Tırmanışa giderken süper icat olan 'kamp duşu'nu güneşin altında bir kayaya koymuştuk. Döndüğümüzde su resmen ısınmıştı ve onu bir kayanın tepesine asıp duş almayı başardık. İki gündür yüklendiğimiz kirlerimizden arındık, ferahladık, hafifledik, süper oldu. Üstüne bir kahve yapıp oturduk. Derya Basak gelecekti bugün, halen ortada yoklar derken arabaları göründü. Akşam sohbet, muhabbet, yemek derken yine saat nasıl geçti anlamadık ve güm uyku! 

Sabah kahvaltıdan sonra, erken sayılabilecek bir vakitte Derya Başak yola çıktı. Onların yol uzun Bafa Gölü'ne gidecekler. Bizim kürekler yine aheste. Bugün Evren'ler uğrayacak onları bekliyoruz. Ama artık bizde de bir dönüş toparlanması var. Evren geldiğinde, kahveler içildi, muhabbet edildi, bolca bisikletten konuşuldu. Onlar ve kısa süre sonrasında biz de döküldük yola. Küçük molalarla vardık Ankara'ya girdik otosanayiye ve bıraktık sarıkızı oraya. Haldun'un lojistik desteği ile İstanbul yollarını arşınlamak üzere Aşti koridorlarındaydm yine.

Küçük not; 
- Karakayalar'da bakkal vs hiç birşey yok tüm techizatınızı yanınıza almanız lazım. Birşey lazım olursa da 7km yakındaki Kaymaz'a gitmeniz lazım.

29 Mart 2013 Cuma

Bisikletli Planlar...

Havalar güzelleşti ve GBI turu da yaklaşıyor. E ben de iyileştim, haliyle bitim kanlandı, yerimde duramıyorum :D Mevcut Shengen vizemin 18 Nisan'da bitecek olması itibariyle, şu aklımdaki Pisikletle Yunan Adaları turunu yapayım artık diyorum. Plan mı? Tabii ki belli birşey yok, belki Bodrum'dan Kos'a geçerek, belki Çeşme'den Sakız'a geçerek başlayayım diyorum. Hazırlık mı? O da yok. Öncelikle bisiklete heğbe bulmam lazım, sonra çadır vs ayarlamam yani şu anda sıfır noktasındayım. Hatta bisikletin tekerlerinin inmiş olduğunu farketmemle belki de eksilerdeyim. Ama olsun, hepsi bir günlük iş, yeter ki istemeyegör, herşey olur herşey bulunur.
Çeşme veya Bodrum'a da ya Atlas Jet(bisikleti parçalamaya gerek olmadan tasıyorlarmış) ya da otobüsle olacak, o da be
lli değil :) Yani herşey toz ve gaz bulutu :D Umarım bu turu yapabilirsem mutlaka yazarım, ne yaptım, nasıl yaptım diye.(Tam reklamdaki kararsızlar köyüne benzemişim)

Ve eğer bu turu başarırsam amacım Meis'ten Kaş'a geçmek ve oradan da Fethiye'ye gelmek. Çünkü neden Likya - Yediburunlar bisiklet turuna katılmak için (20-21-22 Nisan) http://www.facebook.com/events/122455864603519/ Size de tavsiye ederim, siz de katılın, e artık bisikletlerinizi alın ve sokağa çıkın. Vaktidir!
E hayırlısı ile bu turu da yaparsam, bundan sonra eve dönmek lazım, çünkü neden, çünkü Everest Anakamp Yürüyüşü'ne gideceğim çanta hazırlamak lazım :) Onun da programı budur http://www.montis.com.tr/tr/Trips/150-#tab1

Aktivitelere katılmak isteyen olursa,
kapımız açıktır bekleriz :)

19 Ekim 2008 Pazar

Pürenli

Pürenli'de yemek için sabretmeye çalışırken etrafı turlayalım dedik. Sonbahar yaprakları patikalarda halı olmuştu.

Güzeldere'de

Bu haftasonu Pürenli-Güzeldere kampı yapalım dedik. E tabii çadırı kurunca da bir foto alalım. Birazdan şelaleye gideceğiz. Sonra çevre civardaki yaylalara yürüyüşümüz var. Pürenli yaylasına yarın yürüyeceğiz. Şahane olduğuna dair duyumlar aldık, bakalım birinci elden yorumlarımız ne olacak.