Mt. Kenya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mt. Kenya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2013 Cumartesi

Mt.Kenya seferi bitisi Old Moses kampindan Sirimon Kapisina ve Nairobi

Bugun 6:30'da kalktik ve hemen hurclari hazirlayip kahvalti ve yola cikis. Kapiya kadar 9km yolumuz var ama cok guzel orman ici bir yol. İlk kampa araba gelebildiginden, toprak bir arac yolu seklinde. Kapiya indikten sonra sicaklik bir anda arttigindan hemen yazlik moda gectik tabii ki. Sort, tisort, terlik ohh ne rahat. Bindik minibuse veee ver elini Dorman kahvecisi. İste bu ani bekliyordum, once double shot latte sonra single latte ve tarcinli guzel bir corek esligindee. Yummy yummy.
Nairobi'ye yaklasik 3 saat yol var aslinda ama biz bir orda bir burda durdugumuzdan bu sure uzuyor tabii :)
Kahveciden sonra alisveris ve sonrasinda da meyvecilerde durak. Mangolar, papayalar, ananaslarlarlar hem yenir hem paketlenir.
Bugun amacimiz Giraffe Center'a gidip, elimizle zurafa beslemek. Fakat Nairobi'nin İstanbul'dan beter trafiginden dolayi 5:36'da vardik oraya ve 6 dk ile kacirdik. Ama sevgili rehberimiz Moses buna izin vermedi. Allem etti kallem etti bir yolunu buldu ve zurafalari elden beslemek, ne muhtesem ve Nairobi'de kacirilmamasi gereken bir seymis anladik. Disleri yok bunlarin ama kocamaaan ve uzuuuun bir dilleri var. Siz elinizdeki yiyecegi cekseniz bile o kafasinin yetmedigi yerde dilini uzatarak kapiyor herseyi :) muhtesen bir histi, herkese tavsiye edilir.

Zurafa maceramizdan sonra buranin unlu Carnivore restoranina gittik. Adindan da anlasilacagi uzere hersey et uzerine, daha iceri girdiginizde sizi koccaman bir ates cemberi uzerinde sislere takilmis herturden et karsiliyot. Oyleki timsahtan, devekusuna kadar. Menu aliyorsunuz ve siz masadaki bayragi devirene kadar size etler servis edilmeye devam ediliyor. Once ufak atistirmaliklar, sonra az bir corba ve sonra masaya soslar geliyor ve hangi ete hangi sos yakisir once onu anlatiyorlar. Vee artik etler gelmeye basliyor. Once domuz kaburgasi, devekusu koftesi, kuzu, tavuk, inek, devekusu ve timsah etleri geliyor sirayla. Atladigim olmus olabilir ama fazlasi var eksigi yok. Sonra tatli ve sonra cay kahve. Bu yemek menusu icin 2550 Kenya Silini oduyorsunuz ve bizim parayla 50liraya denk geliyor. Tabii sarap vs bu hesap 5000 oluyor. Biz tabii bunlari masamizin etrafinda gezinen sevgili dobilik kedimizle paylastik bolca.
Yemekten sonra otele gelip once aklanip paklanip sonra da yarinki Tanzanya yolculugum icin cantami hazirladim.

Bu gece 04:40 ucagi ile Istanbul'a dondu herkes. Onlar ciktiklarinda ben artik yatmistim.
Onlar istanbul maceralarina ben ise Tanzanya Kili macerama dogru yol aliyorum.















1 Şubat 2013 Cuma

Mt. Kenya Zirve - 31 Ocak

Sabah 2.30'da kalk, cantayi hazirla, bir bardak cay ic, suyunu doldur vs derken saat 3 oldu ve kar yagiyor. Karla beraber tirmanisa basladik. Epey dik bir patika. Zirveye kadar yaklasik 800m yukselecegiz ve 4200'den cikisa basladik. Hava soguk ve karli dag beyazlamaya basladi bile. Yaklasik bir saat sonra kar kesildi ama deli bir soguk var. Herkes kaz tuyu montlarini giydi. Aslinda bu soguk bizim isimize de yaradi. Cunku Mt. Kenya zirve yolu carsak bir yol ve cikista ayaklariniz geri geri kayar be daha fazla enerji harcarsiniz. Ama hafif kar yagip sonra da don yapinca hersey tas gibi oldu ve carsak ayaklarimizin altindan kaymiyor. Bazi yerlerde kayaliklar var ama bu zirvenin teknik cikis gerektiren yeri yok. Sadece o yukseklikte biraz daha fazla enerji harcamaniz gerekiyor o kadar. E yukseklikle de bu efor kalp ritminizi yukseltiyor :) poli poli yani swahili'de yavas yavas. Aceleye gerek yok, butun hareketler poli poli olacak.
Yolda cok guzel bir gin dogumu izledik ve tabii bu muhtesem kizilligin sahane fotograflarini cektik.
Son etabi biraz zorladi, bir an bu kayaliklar bitmeyecek sandim ama amacimiza ulasyik ve tum ekip Yaklasik 7 gibi zirveye vardik. Zirve de cok buyuk bir kaya kutlesi vardi, onun uzerine de cikilabilmesi icin demir merdiven cakmislar. Bundan kayanin uzerine ciktik. İnanilmaz bir manzara var. Zirve yazisinin altinda kendime oturacak sahane bir yer buldum ve hemen termosumu cikarip bir cay yaptim ve keyifle ictim.
Ha bu ara Canan'in tantuniyi kazandiginin ispati resmini de koydum ilgililere duyurulur. O tantunidem biz de istiyooozz :)

Zirvede cay ve fotograf derken cok da fazla takilmamak lazim, bunun inisi de var. Yaklasik 15 dk sonra inise basladik. Eglenceli ve bol fotografli bit inis yaptik. Carsaktan kayarak inmek ayri bir keyif :)
Kampa geldigimizde bizi sahane bir kahvalti bekliyordu hergun oldugu gibi ve yine koccaman bir kahvalti yaptim. Sonra hizlica hurclari topladik, cunku bugun 3300'deki ilk kampa inecegiz Old Moses kampina ve daha 17kmlik bir yolumuZ var gidecek. Hurclari verdikten aonra biz de yola ciktik. Bu patika cok keyifli. Asagi dogru indikce cicekler resmen cosuyor, heryerde sari, mor, kirmizi cicekler, miss kokulu otlar sariyor etrafi. Bu parkurda uc tane, kucuk tahta kopruden geciyorsunuz. Caylar akiyor vadiye dogru. Vadinin goruntusunu ise beyninize kazimak istiyorsunuz. Bir iki saat sonra kucul bir mola verdik ve yolda aldigimiz mangolardan son kalanlari soyup yedik. Yavas yavas aclik emarelari kendini gostermeye basladi. Bu moladan bir saat kadar sonra, asagida koprunun yanina serilmis kirmizi bir bez ve uzerinde termos kap kacak gorduk. Ama acikcasi ben yurumeye devam edecektim ki, ogrendim. Megersem bizim elemanlar bizden once inip suyun yaninda bize ogle yemegi hazirlamislar. İnanamadik once hepimiz, sonra da mutlulukla oturup noodle'imizi fasulyemizi, meyvemizi yedik. Herkes bir mutlu, bin mesut :)
Sonrasinda artik, karnimiz tok sirtimiz pek, basladik tekrar yurumeye. Manzara her adimda daha da bir guzellesiyor, yavas yavas yatan gunes da renkleri daha canlandiriyor.
Saat tam bes bucukta vardik birinci kampa. Miss gibi, yumusacik bir gunes vardi. Herkes hemen marlari atip, kimisi de matsiz serildi direkt cimene. Bir sure sonra cay hazir haberini alinca hemen cayi alip, disari getirdik ve gunesin son demlerini cay, patlamis misir, biskuvi ve tatli bir sohbet esliginde batirdik gunesi. Gunes battigi anda bir anda soguyor ortalik. Herkes yorgun, aksam icin bir seyler atistirdiktan sonra yatma derdinde. Hatta birimiz yemegi bile beklemeden dalmisti tuluma.
Aksam yine cok guzel bir yemek hazirlamislardi ve gozleme vardi. Burada buna çapati deniyor :) soyledik yarin sabah kahvaltiya bundan istiyoruz dedik. Cay da ictikten sonra gozler yavas yavas dustu ve herkes cadirina cekildi.

İyi geceler, guzel bir uykuyu hakettik :)













Shiptons Kamp - 30 ocak

Cadirimiz biraz meyilli bir yere kurulmus oldugundan basasagi yattik. Gece yarisi artik dayanamayip ayak kismina basi koyunca daha rahat oldu ve sonunda uyuyabildim :)

Bugun dinlenme gunu, oyle cok fazla aksiyon yok. Sabahtan rahat rahat kalktik saat sekiz bucuk civari koccaman bir kahvalti yaptik. Cocuklar asmislar muzlu krep yapmislar, inanilmaz lezzetliydi. Yaninda Fransiz Ekmegi dedikleri, bizim yumurtali ekmek, isteyene sosis, bizim getirdigimiz peynirler vs yine coook yedik ve yine sistik. Tunc'un bitmeyen sivi alin cagrilarina ictigim elli bardak cay kahve ile karsilik verdim. Saat dokuz bucuk gibi basladik cikisa, yine yavas yavas yukseliyoruz. Yerler carsak, cok keyifli. Manzara inanilmaz. Bir ara gunes acti, dag kendisini gozterdi. Cok hasmetli, inanilmaz etkileyici bir dagmis. Cevre civar, taslar, kayalar kayalardaki yosunlar, bu kaltus agaclar, bu yukseklikteki cicekler…. Bu dagin her seyi kendine has. Hic oyle baska yerlere benzemiyor. Hele bir de Mt.Kenya'nin vilkanik dag oldugunu dusununce bu bitki ortusu daha da aklini aliyor insanin.

Yuruyerek bir bele ciktik, adi Hausberg imis. Hausberg Col deniyor (col-bel) bu belden asagi baktiginizda asagisi bir cukur gibi olmus. Etrafi daglarla cevrili bu cukur yerde iki tane gol varmis, bunu sis cekilince ancak gorebildim. Sanki Yuzuklerin Efendisi'nin film setindeymisim gibi bir hissiyat olusturdu bende. Burada network oldugu icin herkes bir anda telefonlara sarildi ve ben de tabii ki :) sonrasinda dagin diger tarafindan indik asagi, inerken de zirveye cikacagimiz beli gorduk. Hmmm dik gorunuyormus :)

Kampa geldigimizde yine boool bil cay kahve ictik. Sonrasinda artik yemek vakti. Sevgili ascimiz yine besleyici ve lezzetli yemekler yapmis. Makarna, sebzeli patates, kiymali borek… karinlar oldu yine dobi.

Bugun Devrim'in dogumgunuydu, bizim kizlar Nairobi'den guzel hediyeler almislar, bizim de freeshop'tan aldigimiz sarabi Tunc'un izniyle actik. Mutfaktaki cocuklar da pasta yapmislar. Normalden kabarik bit pancake dusunun, aynen o sekil :) oldukca lezzetliydi. Kadeh tokusturuk, tebrik ettik vs guzel bir ani oldu. Sonrasinda Devrim, Tunc'un İrtifa 8000 kitabiyla cikageldi, imzalattirmak icin. Cok etkileyici kitabi buraya kadar tasimiz olmasi. Kitabi karistirdik biraz, daglarin muhabbetini yaptik dagda.
Ver sonrasinda o sihirli T harfi bulmacasi geldi. Amanin amanin dort kisi gomduk kafayi, ugras allah ugras. Cok keyifliydi ama ve sonunda da yaptik tabiiki. Aksam da diger dortluye yaptirip eglenecegiz onlar cabalarken :)
Simdi saat 17:24, yemek salonu olan yerde oturup muhabbet dondurup keyifle geciriyoruz zamani. Tam bir rest day.
Aksam yemekten sonra 4 parcayi koyup, unlu T harfini olusturun dedik. Sonra bir baktik ki yan taraftakiler de dahil olmus bulmacaya. Yarim saati asan bir surede tamamladilar ama dagitip ikinci kere yap hadi deyince ve Moses'a yine kal gelince cok eglendik. Bulmacayi da bitirince herkes artik yavas yavas cadirlarina cekildi. Eee yarin sabah 2.30 kalkis 3.00 hareket :) zirve yolu uzun olacak.







Old Moses kampindan Shiptons Kampina-29 ocak

Sabah 6.15 kalk borusu ottu. İci dogru duzgun gerilmemis oldugundan cadir yuzume dege dege uyudum. Gece cig dusmus ve cadirin ici nemlenmis. Tulumun kafasi da cadira degdiginden o da hafif islanmis. Neyse dedik tulumlari torbalarina tikip, hurcu toparlayip kahvalti etmeye gittik. Bugun yol uzun toplam 1000m yukselecegiz, 16km yuruyerek. Pancake, cornflakes, yumurta, peynir, zeytin ve nutella ile dort basi mamur bir kahvalti yaptik. O kadar cok cay icmisim ki, midemden lokur lokur ses geliyor. Tunc surekli olarak herkesi cok sivi almasi konusunda uyariyor. Cantalara sulari ve oglen kumanyamizi da koyarak saat 08:20 gibi yola ciktik. Tum yol patika seklinde ilerliyor. Yolda agaclasmis kaktusler vardi, goruntuleri cok ilginc. Agac mi, cali mi, kaktus mu karar veremiyorsunuz. Adi da zaten Giant Lobelia.
Bir de bunlarin yaninda boru seklinde uzamis tuylu goruntulu seyler vardi. Adi Senesia imis. Butun gun boyunca Tuylu Bamya diye eglendik onunla. Yol boyu bu agaclar, cok guzel mor sari cicekler, papagan turu kuslar, tombilik uzun kuyruklu ve gagali yemyesil kuslar vs bir suru sey vardi. Sirk gibi ortalik. Keyiflice yuruduk ve saat 16:00 gibi vardik Shiptons Kampina. Ha bu arada Canan'in israrli hatirlatmalariyla ciktigimiz adinin asinin Liki vadisi oldugu yazayim.
Boylece 3300'den 4200'e cikmis olduk.
Yol boyunca ve kampta Rock Hyrax denilen kafa yapisi fareye, govdesi kuzduza benzeyen, cok sevimli bir kemirgen vardi. Boyutlari ufak ama kemikleri familya olarak fil familyasindanmis. Kosarken cok komik gorunuyorlar, popolarini hoplata hoplata kosuyorlar :)

Kampa vardigimizda hemen oturup epeyce cay ve kahve ictik. Sonrasinda cocuklar patlamis misir ve biskuvi getirdiler. Kampa gelirken de tam bunu hayal ediyordum. Miss oldu miss.

Dun Old Moses kampina vardigimizda yemek salonunun icerisi okul cocugu doluydu. Veletler nasil bir bagiris cagiris, beynimizi patlattilar. Bugun de yol boyunca surekli hasir nesir olmak zorunda kaldik ama ya liderleri isi hic bilmiyor ya da cocuklara garezi var, yol boyunca ne ritim ne bisi. Bir gidip bir duruyorlar, sacma ruzgarli yerlerde mola veriyorlar, ustlerini giyinmeyip donuyorlar vs derken bizden erken cikmislardi ama en erken gelenleri bizden iki saat sonra ulasti kampa. Digerleri de yavas yavas dusuyorlar. Bir de ogrendigimize gore bu gece zirve yapacaklarmis. Biraz mission impossible. Yolda epey cocuk telef olacak demektir bu.

Neyse biz cadirlara yerlertik, hurclari da yedek cadira koyduk, keyfimiz yerinde. Simdi de kahvemi icip yazimi yaziyorum. İki gece buradayiz yarin gunduz gollere, gece zirveye gidecegiz. Burada gsm network yok, 3g veya edge hic yok haliyle. İki uc gun daha bu yazdiklarimi gonderemeyecegim.