28 Nisan 2010 Çarşamba

Ikinci Sicilya cikarmasi - birinci bolum

Mart ayinda yapmis oldugum Sicilya gezisinin uzerinden epeyi vakit gecti. Artik hayalimdeki resimler siliklesmeye basladi. Detaylari unutmadan yazayim o zaman.


Ilk yazmak istedigim;

Daha onceki Sicilya yazimda da soylemistim, bu Sicilyali insanlar bir baskalar, sicaklar samimiler, yardim severler, eglenceliler, pozitifler. Yine enteresan maceralarim oldu ozellikle otobus soforleriyle.

- Nereleri gezdim, Etna yanardagi, Catania, Giardini Naxos, Taormina, Castelmola, Messina(bu yanlislikla oldu, yanlis trene binince Siracusa yerine Messina’ya gittimJ, olur boyle seyler )

- Neler yedim; balik, balik balik, deniz urunleri vee Sicilyanin unlu tatlisi canoli tabii ki.

- Ne ictim; nero davola, etna rosso

- Neler yaptim, yurudum yurudum yurudum yurudum. Nerdeyse adayi yuruyerek arsinlayacaktim.

Sicilya’ya ilk gidisimde de enteresan bir otobus yolculugu yapmistim Mozia-Birgi de, otobus soforu Birgi’de gorecek birsey olmadigini otobusle gezdirerek gostermisti, halbuki gorduklerimin hepsi gorulmeye degerdi bence .

Bu sefer de aksam saat dokuz bucuk gibi indi ucak Catania'ya, ciktim disarda sehre giden bir otobus aradim, kosede bucakta bir otobus buldum. Baktim onunde de soforu duruyor, en azindan soru soracak bir adam diye dusunerekten atladim adamin onune. Tabi artik Italyanca cumle de kurabiliyorum ya, elimde de kalacagim yerin adresi ve google map'ten basilmis kagitlarim ile sordum abiye, bu otobus buraya gider mi, nasil giderim vs vs. Abi bana “si, si, aspetta aspetta (bekle bekle)” deyip, sonra bana otobuse binmemi soyleyip calistirdi otobusu ve hep beraber yolculuga basladik.
Yola ciktiktan sonra ogrendim ki, otobus tam o sokaga gitmezmis ama yakin bir yerden gecermis, bir miktar yururmusum veya baska otobuse binermisim oraya gitmek icin. E guzel 15 dk yurumek nedir ki benim icin. Bu arada otobuste bilet alindigini dusunuyordum, abiye sordum bilet alabilir miyim diye. Tabi tabi ama 2 bin euro dedi (!) ben hink diye kalakaldim tabii. Sakaymis. Netekim biletsiz yolculuk yaptim. Bu arada kahramanimizin adi Gino, yolda ogrendik (neredeyse tum seceremizi). Yol boyunca, benim kafasi gozu kirik Italyancamla epey bir muhabbet ettik Gino’yla. Kimsin, nesin, nerdensin, ne yaparsin, ogrenci misin (sorular ayni!), vs vs. Bu arada yolumuz aslinda 15 dk ama, amca binen inen herkesle ayri ayri muhabbet ettigi icin biraz uzuyor tabii.

Neyse sonra bir harita cikardi, eger zamanim varsa bana sehri gosterebilirmis, bu otobusler, ring yaparak butun sehrin etrafinda dolasiyormus ve aynen gerisin geri havaalanina donuyormus. Ben de keyifle kabul ettim, oooo ne ala aksam isiklari ile Katanya’yi gormus oldum. Haritadan bana tek tek Catania’da neler gorulur vs cadde sokak onemli butun yerleri, canlilarini da isaret ederek gosterdi. Bu arada otobuse binen inen herkese de laf atmayi ihmal etmedi. En sonunda haritayi bana verdi. Daha sonra bir caddenin ortasinda kaldirima cikarak(!) saga cekti, dortluleri yakti, gitti bir pastaneye kurabiye aldi, kapida milletle konustu, otobusteki kiza, yolculugunun nereye oldugunu, ucaginin kacta oldugunu sordu, merak etme gideriz dedi. Kapida milletle beraber kurabiye yedi. Sonra anladim ki burada benim icin otobus bekliyoruz, 5dk sonra bakti otobus gelmeyecek bana yolu gosterdi, kurabiye ikram etti (bir tane alinca olmuyor, bir avuc doldurdu elime) ve ben indim o da yoluna devam etti yolculariyla. Ben de elimde haritalarim, kurabiyelerim, sirtimda cantam ile basladim yurumeye.

Iste boyle basladi ikinci Sicilya cikartmam.

0 yorum: