24 Ocak 2012 Salı

cevap veriyorum

- SES

Yani neymiş, 'ben dururum o gider', SES imiş.

18 Ocak 2012 Çarşamba

Annemden bir bilmece

Bu aralar annemden çalışıyorum. Bunlar kayıt niteliğinde girdiler gerçekten. Bugün bir bilmecem var çocuklar. Kısalığına biraz şaşıracaksınız.
Tatatataaaaa, geliyor

- Ben dururum, o gider?

Yazın bakayım cevapları...
Cevabı en erken yarın yazacağım :)

13 Ocak 2012 Cuma

Geçen yıldan kalan Dolma Köftesi tarifi


Bu konuyla ilgili en son yazdığım kayıda baktım da, geçen yıl Ocak ayıymış. Yani ben anne yemekleri kursunu alalı 1 yıl olmuş. Dolma köftesi, katmer ve ekmeği de hiç yazmamışım. Bugün dolma köftesini yazacağım. 

Öncelikle dolma köfte yapmak için gerekli malzemelerden bahsedelim.Köftenin içi ve dışı için malzememler ayrı ayrıdır. 
(Bu arada küçük bir not bunları annemle yaparken nasıl yazdıysam aynen koyuyorum!)

Köftenin İçi için(Aşağıdaki malzeme listesi yaklasık 40-50 tane dolma köfte yapılıyor);
- yarım kilo yeşil mercimek- ayıkla, temizle, yıka, sıcak suyla ocağa koy kaynasın, kaynayınca az tuz at. Çok pişmesin ocağı söndürdüğünde diri diri olmalı. Sıcak suyuyla bırak kalsın. Sonra kevgirden süzeceksin.
- bir buçuk kilo kadar patatesi soy, haşla, süz, ez, tuzla,
- 4 soğanı küp küp doğra hazırla
- yarım kilo dana kuşbaşı, küçük küçük doğra hazırla
- 50 gr kadar tuzlu tereyağı,
- 1/3 paket margarin
- 50 gr kadar, annemin kavurma yaparken üzerinden ayırdığı iç yağı
- 1 çay kaşığı pul biber
- 1 y.kaşığı domates salçası(az biber salçası da güzel olur:) )
Hazırlarken;
Önce iç yağını erit, içine eti koy, hızlı ateste et sulanacak ve suyunu çekecek, sonra tuz koy, margarini ve tereyağını ekle, erit, soğanı koy, pişir, 1 çay kaşığı pul biber koy, 1 yemek kaşığı salça koy, karıştır, sonrasında mercimeği süz ve ekle ve sonra da patatesini koy az katıştır, sonra ocaktan al ve soğumaya bırak.
Anneden önemli uyarı; Köfteyi yuvarlayıp hazırlarken içi de, bulguru(dışı) da soğuk olmalı. Yoksa, köfte pişerken çatlıyormuş!!!

Köftenin dışı;
Köftenin içini hazırlamaya başlamadan önce bunları tencereye koy.
- Bir tarafta bir kilo pilavlık bulgur ile iki kilo düğürcek bulguru(ince bulgur-bizde düğürcek denir) tencereye koy, tencerede bulgurun üzerini örtecek kada sıcak su koy, ocağa koy, kaynayıp suyu çekecek (bu işlem 2 dk sürüyor.) hemen atesi söndür, tencerenin kapağını kapat. Onlar şişecekler.
İç soğurken bir taraftan dışını hazırlayalım biz.
Tencerede bulgurlar iyice şişmiş, tepeye kadar çıkmıştır. Tencereyle bulguru genişce bir leğene boşaltalım, üzerine sıcak su gezdirerek dökelim (yarım bir lt kadar) iyice karıştır, sonra yuğur iyice, yumruklaya yumruklaya, çitileye çitileye. Sonra üzerine 1 kilo kadar unu ele, tekrar karıştır, yuğur. Çimento gibi olacak bu karışım. Suyu azdı, biraz daha su ekleyerek yuğurmaya devam ettik. Sonrasında büyük büyük toplar yaptık ve soğumaya bıraktık.
Hem iç hem de dış yeterince soğduktan sonra ellerimizi yıkadık, yanımıza bir tas su alıp ellerimizi iyice ıslatıp dış mazemesinden küçük limon kadar elimize alıp, önce ıslatıp sonra disk şeklinde açtık, sonra onu daha da incelterek yarım top gibi içini derinleştirerek açtık. Sonra içten dolu bir kaşık alıp koyduk ve yuvarlayarak kapattık, sonra yine ıslak ellerimizle iyice yuvarlayıp, tepsiye koyduk yaptığımız köfteyi.
Böyle böyle bütün köfteleri doldurup hazırıyoruz.

Yağı: Kahvaltılık tereyağını tavaya koy erit, köpürt sıcak sıcak köftelere dök.

Pişirmesi ve yemesi :)
Koca bir tencereye sıcak suyu koyuyoruz, kaynayınca tuz koyuyoruz, sonra da aldığı kadar köfte koyuyoruz, 5 dk kaynıyor hemen çıkarıyor, kevgire koyuyoruz, sıcak sıcakken üzerine tereyağını döküp servis yapıyoruz.

Dadından yenmez demeyip yiyoruz :) veee gergef gibi şişiyoruz :)

Efenim merak edenler için söyleyeyim, bu tarif sivas yöremizin nadide dolma köftesi tarifidir :)

2 Ocak 2012 Pazartesi

2012, hoşgeldim yaw :)

Buğün 2 Ocak 2012 Pazartesi. 2011 kayıtlarına baktım da geçen yıl pek verimli çalışmamışım blog açısından. Bu yıl, her ay minimum bir kayıt ile iz bırakmak hedefi belirledim kendime. bakalım yılın sonunda ne kadar tutacak. Umarım en az o kadar da yeni bir ülke, şehir, dağ dere tepe görmüş olurum :)
Ufak ufak şeyler var aklımda yazmak istediğim. Bunlardan birisi annemden özlü sözler (bazılarına sansür gerekebilir ama ben uygulamayacağım, o da okuyanın sorumluluğu artık :D ) ve belki onun şahane mutfağından bir iki tarif (ne çok meraklısı varmış). ama tarifler konusunda çok ümit vermeyeyim, yapmada ustayım ama yazmada o kadar değil (bu da çok iddialı oldu bee)
Ama olsun, u-mut-luyum.
Şu ortamda nasıl oluyorsa demeyeyim|demeyin. Umut olmadan, devamı olmuyor. Öğrendim.

Bu vesile ile ailecenek hepberaber, ilk defa (size garip gelebilir ama ablalar-eniste-yiğen-anne ile birlikte yeni yıla ilk defa girdim) ailecenek yeni yıllandım.

Efenim bu gecemizi güzel bir Fransız, Pinot Noir kızıllandırdı, başları dumanlandırdı tabii ki ama o başka bir blogun konusu.

İki satır yazayım dedim, baktım dört olmuş. 2012 size ne istiyorsanız onu getirsin, diyeyim ve kapatayım parantezi, paragrafı, yazıyı :)

25 Aralık 2011 Pazar

Rakı, CAN'dır!

Bunu bilir, bunu söylerim...

25 Ekim 2011 Salı

Hayat bir sorgulamadir

Kendini sorglarsin, kararlarini sorgularsin, yaptiklarini sorgularsin, yapmadiklarini sorgularsin, olanlari olmayanlari hepsini sorgularsin.
Sevdiklerini sorgularsin, sevmedikleeini sorgularsin.
Nereye gittigini sorgularsin, nereye gitmek istedigini sorgularsin, oldugun yeri sorgularsin.
Hayat net cevaplari olmayan bir test, ne dogrusu var ne yanlisi.
Dur bir dusun, sen yasiyor musun?

Nasil?
Emin misin? Bir daha dusun...

Sanki gunesim batiyor.

7 Ekim 2011 Cuma

Adim Adim maraton

Bu yil ilk defa Avrasya Maraton'unda kosacagim. Ama ne icin Adim Adim icin. Belki toplanan bagislarla bir kac cocugun hayatini da biz degistiririz.
Herkesin yapabilecegi bir seyler mutlaka vardir.
Www.adimadim.org

24 Eylül 2011 Cumartesi

Rusya'dan notlar

Bu notlari gezi esnasinda yazmistim kisa kisa. Lev Tolstoy gemisi ile St. Petersbourg'dan Moskova'ya Volga nehri boyunca yaptigimiz yolculuktan notlar...

Lev Tolstoy gemisi ile St Petersburg - Moskova

27/08/2011 Cumartesi
Gemiye giriste ekmek ve tuzla karsilandik, bir parca ekmek alip yedik. Evinizden ekmek ve tuz eksik olmasin demekmis. Bugune dair cok notum olamadi aksam yorgunluktan gece turunu kacirinca. St.petersbourg'un isikli yuzunu goremedik. Kismet bir dahaki sefere. Yarin gun yuzunu goruruz biz de.

28/08/2011 Pazar
Hermitage gunuydu bugun, kisa surdu ama aldik tadini az da olsa sonrasinda carin ailesinin mezarlarinin oldugu kliseye gittik, bir ortodoks klisesi. İceride 2. Katerina, petro vs bircogunun mezarlari vardi. Gemimize dondugumuzde kaptan kokteyli ile katanimiz ve diger murettabatla tanistik. Sampanyamizi icip nazdarovya dedik. Yarin tatbikat yapilacakmis.

29/08/2011 Pazartesi,
Bugun tatbikatimizi yaptik. Kontrolorumuz geldi bakti, begendi :) Mandrogi de indik saat 13.10gibi. Butun evlerin agactan ve cok hasmetli guzel yapilmis oldugu, oldukca turistik sirin bir yerdi. Piknik icin cok uygun bir yermis, mangalda balik cok lezzetliydi. Dolastik epey, kucuk hayvanat bahcesini gezdik, cayimizi kahvemizi ictik. Bu arada Rusya'da krep temel yiyeceklerdenmis. Biz de varisimizda visneli krep yedik cayla. Lezzetli ve hafifti. Simdi aksam artik, muzik dinletisi vardi ona geldik. Hergun bu tur aktivitelerle dolu. Cogu zaman gemide gectigi icin insanlari eglendirecek aktiviler koymuslar. Cok duzenli hersey ve profesyonel.

30/08/2011 sali

Bugun zafer bayramiii :) sabahtan 8 de Kiji adasina indik. Cok eski ahsap bir klise vardi. Unesco tarafindan dunya mirasi listesine alinmis. Alex, Turkce konusan Rus rehberimiz, bize kliseyi, evrimi, koy yasamini ve zorluklarini anlatti. Sobanin koylulerin hayatindaki oneminden bahsetti. Sobanin etrafindaki deliklerde sut dolu tencerelerin konarak yogurt yapildigindan, altinda beslenen tavuklardan alinan yumurtalardan, uzerindeki yatma yerinden, kenarindaki el yikama kosesinde tepesinde yakilan ince cubugun isigiyla altinda yuz yikandigindan bahsetti.

31/08/2011 carsamba
Bugun goritsy'e gittik. Krilov manastirini ziyaret ettik, donuste biraz alisveris vs yaptiktan sonra gemimizde yerimizi aldik. Klise sarkilari dinledik bu arada, ve bir kez daha takdir ettik.
Sonrasinda beyazgolu seyrettik, her yer gibi yine sahane manzaralar Asil eglenceli kisim ise gemide basladi. Bugun sarkilar ogrenme gunu, yarin da icra edecekmisiz. Kakyusa'yi ogrendik. Cok keyifli soylemesi. Aksam boyunca pratik yaptik:)

1/9/2011 persembe
Uglich'e vardik orada klasik manastir ve klise ziyaretlerimizi yaptik burasi saatleri ile unlu imis chaka saatleri, mekanik ve oldukca dayanikli saatlermis. Biz de saatcilere baktik ama begendimiz bir sey bulamadigimizdan almadik. Annem icin duvar saati aldim.
Aksamleyin kaptan kokteyli vardi, giyindik suslendik ciktik konferans salonuna. Sonrasinda yemege indik. Masalar suslenmis, hersey simsikir hazirlanmis, butun personel beyaz denizci kiyafetlerini giymis, jilet gibilerdi.
Bu aksam buyuk gun, performansimizi sergileyecegiz. Saat 9.30 da Kostroma barda yerlerimizi aldik, norvec grubundan sonra ikinci grup olarak sahneye ciktik. Once kakyusa, sonra hatirla sevgili ve ayva cicek acmis sarkilarini soyledik vee dans performansimizi sergiledik.

2/9/2011 cuma
Bugun moskova dayiz, sehrin kurulus yildonumuymus. Kizilmeydanin ortasinda gosteri icin platformlar kurulmus bu pazar gunu gosteri varmis. Su anda tum yarim saatlik serbest zamanimizi kizil meydanda dondurma ve krep yiyerek gecirdik.
Simdi kremlin muzesine giriyoruz.
Az once ogrendigimiz birsey; burada trafik polisleri her turlu hata icin rusvet alirmis ama alkollu arac kullaniminda kesinlikle almazmis ! Prensiplerimiz var.

3/9/2011 ctesi
Yagmurlu bir gune uyandik bugun. E dogru bugun Nazim'i ziyaret edecegiz ebediyet uykusunda. Fazla rahatsizlik vermeden iki karanfil biraktik mezarina. Biri gecmis biri gelecek icin olsun, biz simdide sureklenirken.
Huzunleri yuzumuzun arkasinda saklayip Moskova'da sokaklar gezdik, hepsine yabanci oldugumuz.
4 saat erken geldigimiz alandan eve ulasmamiz 10 saat surecek korkarim.

31 Temmuz 2011 Pazar

Yaz oldum Bodrum'a kondum

Yaz oldum, geldim kondum buralara. Bir deli ruzgar, bin dalgali deniz. Ben olmusum balik ama sisede degil denizde.

10 Şubat 2011 Perşembe

şu sıralar













yeni olmak,
hafif olmak,
çiçek olmak,
bahar kokmak
istiyorum
gözümü kapatıp, gönlümü açıp, içimi boşaltmak istiyorum
ağırlıklarımı atıp, yüklerimi satıp, ferahlamak istiyorum
gidip gidip gelmek, dönüp durup varmak, özleyip kavuşmak istiyorum

(yok)olmak istiyorum...