4 Ağustos 2019 Pazar

Telefon

Bugun kahvalti hazirlarken masaya koydugum ilk seyin telefonum oldugunu farkettim!
Ne yapacaktim telefonu mu yiyecektim? Hani tuari da yok ki citleyesin !?
Sonra oturup bunu dusunekaldim… ve aklima yillar once okudugum bir yazi geldi ‘sevgiyi tuslara mi yaziyorsunuz?’
Ben de herhalde instagram’daki kahvalti fotograflarina bakarak doymayi planliyordum…

Bilemedim😞

31 Temmuz 2019 Çarşamba

sanırım

Ne kadar da çok söylemek, yazmak istediklerim...

Yazmak istediğim şiirler gibi okuyakalmıştım, sürdüğüm bisikletten düşeyazar gibi,

Girmeye çabaladığım kalıplara sığamadığım bir yer bu sanki,
Mutluluk bir hal midir, durum mudur, kalıp mıdır, zor mudur, zorunlu mudur,

Ben gençken diye başlayan cümleler kurmuyorum belki henüz ama, daha gençsin'le başlayan cümlelere başladım,
Çay harici bağımlılığım yok şu hayatta, umarım bu da bağımlılık yapmaz dilde, dudakta, kulakta,

Bir harmanım desem değilim aslında, düşünceliyim bugün,
Doluya koysam olmuyor boşa koysam dolmuyor hesabındayım.
Olanı istemeyen, olmayandan ümidi olmayan, ihtimal hesabından usanan bir mütevazı, zat-ı şahaneyim sanırım,

Düşünüp düşünüp okuduğum, düşünmeden yazdığım, düşünerek okuduğumda sildiğim, anlar zamanlar geçirmekteyim sanırım,

Emin olduğum tek şey hiç bir şeyden emin olmadığım, sanırım.

Kafam mı karışık ne,
Net olduğu nadir gerçi ama beni bu halimle seviyorum :)


Eksik miyim, Zengin miyim?

Hayat enteresan...

Eksik olduğunu düşündüğüm bazı şeylerin aslında ne büyük bir zenginlik olduğunu farketmek.. 
Bu nedir? Nedir ki bu!?
Büyümek değil, geç bunları,
Anlamak anlamamak, farketmek-edememek, görmek-bakmak...
Neyse ne işte, isimlendiremediğim bir durum, bir hal, bir oluş, işte öyle bir şey...

17 Temmuz 2019 Çarşamba

Olanlar olmayanlara anlatsin

Var olmayan seyin yokluguna uzulmek kadar da sacma bir sey olmaz herhalde😞…

23 Mart 2019 Cumartesi

Sıra Siirt'te...


Fark yarattık...

Evet sizlerle fark yarattık ve umut olmanın nasıl bir şey olduğunu gördük.
Daha çok umut etmeye başladık ve Umuda Pedal olarak şimdi amacımız, TEGV'in Siirt, Savur eğitim biriminde Tasarım ve Beceri Atölye'sini hayata geçirmek.

Geçen yıl bisikletle yaptığımız 900km'lik sürüşün ardından TEGV'in Bakırköy(24 Şubat'da açıldı) ve Batman(10 Mart'ta açıldı) eğitim birimlerinde birer adet Tasarım ve Beceri Atölyesi açılmasını sağladık.Şimdi de aynısını Siirt'te yapmak için yola çıkıyoruz.

Umuda Pedal ekibi olarak bu sefer 6-7 Nisan'da Mardin'den Urfa'ya 200km bisiklet sürecek ve Göbeklitepe'de soluklanacağız. Geçmişten geleceğe bir yolculuk yapacağız...
Pedallarımızı Türkiye'ye ve geleceğe umut olmak adına çevireceğiz.Hep beraber umut etmek istiyoruz. 

Bakırköy ve Batman'daki açılışlarda çocukların gözlerindeki ışığı gördük ve şimdi bu ışığı Siirt'te yakmak üzere yola çıkıyoruz. 

Bu umut ışığının daha çok parlamasını istiyorsan aşağıdaki linke tıklayarak Kredi Kartı veya Havale/EFT yöntemiyle bağış yapabilir, katkıda bulunabilirsin.
10/50/100 hiç farketmez, gönülden ne geçiyorsa...

https://fonzip.com/tegv/kampanya/umuda-pedal--mardin-gobeklitepe--etabi-2

Işığınız parlasın...

Sevgilerle,
Ayten 




13 Mart 2019 Çarşamba

TEGV, bisiklet ve güzel sonuçlar.

Geçen yıl TEGV (Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfi) için 900km lik bir bisiklet turu yapmıştık Umuda Pedal olarak, GBI (Global Biking Initiative) Europe 2018'de. Amacımız ise TEGV'in Ferit Aysan Eğitim Birimi'nde bir MakerLab Atölyesi kurulması idi.
Bir MakerLab'ın yaklaşık maliyeti 100.000 TL idi. 1-7 Temmuz'18 arası İsveç'in Göteborg kentinden başlayan sürüşümüzün daha ilk günlerinde bu amacımıza ulaşmıştık bile.
Ama biz durmadan yola devam ettik ve ilerleyen süreçte de bir ikinci MakerLab açacak kadar bağış daha oldu. Biz 900km'yi kolayıyla, zoruyla, rüzgarıyla, yağmuruyla aşmış Hamburg'a varmışken ikinci MakerLab'ı nerdeyse garantilemiştik sizin bağışlarınızla.

O zamanlar, TEGV'in bize her gün raporlar olarak ilettiği bağış tutarları ve listeleri geldikçe mutlu oluyorduk ama gelecekte olacakları tam da tahayyül edemiyorduk aslında. Taa ki, TEGV'den ilk MakerLab açılış davetiyesi gelene kadar. Evet 24 Şubat'ta ilk MakerLab atölyesi TEGV'in Bakırköy Ferit Aysan Eğitim Birimi'nde açıldı, aynı planlandığı gibi. O anda orada olmak, TEGV gönüllüleri, eğitim alan çocuklar, TEGV yetkilileri ile birlikte Umuda Pedal bisikletçileri olarak bunun başarılmasında Umuda Pedal olarak oynadığımız rolun önemini ve yarattığı farkın büyüklüğünü orada farkettik. Ve bunu siz bağışçılarımız yaptı aslında, biz mesafeleri katettik, siz ise içinizdeki iyiliği açığa vurdunuz.

10 Mart'ta da ikinci MakerLab Atölyesi TEGV'in Batman'daki eğitim biriminde kuruldu. Ve Umuda Pedal'dan değerli arkadaşlarımız da Batman'daki açılışa katıldılar. Yine tarifsiz duygular.

Bunun nasıl bir tatmin duygusu yaşattığını anlatmak sanırım mümkün değil. Ancak karşılıksız olarak iyilik yapanlar anlar siz anlarsınız değerli bağışçılarımız.
TEGV'de eğitim alan tüm çocuklar adına sizlere tekrar teşekkür ederiz. Şahsen teşekkür etme bulduğum kişiler için belki ikinci baskı olacak, ama hepinize tekrar tekrar teşekkürler.

Yazmayı seviyorum, lakin tembelim :) Yazma konusunda yani. Aslında değildim. Ay neyse.

Yazacağım, yazmak istediğim o kadar çok şey var ki, hangisinden başlasam bilemiyorum.

24 Mayıs 2018 Perşembe

Yanlis kitap hrrrr

Once ucak gec kalksin hava trafiginden oturu, sonra treni 3dk ile kacir, sonraki trenin biletini uc katina al ,sonra kitabin bitsin, sonra aldigin diger kitabinin okumak istemedigin tek kitap oldugunu eline alinca farket. Tam 5 saat tren yolculugum var ve bir saat sonra kalkacak daha :(
6 saat hic bir sey yapmadan gecmez. Oyun oynayarak da gecmez. Telefonumda sadece bir tane oyun var. Sıkılmayı sevmiyorum.
Hirrrrr

3 Mayıs 2018 Perşembe

Mayıs Sıkıntısı

Geçen gün resim defteri aldım kendime. Ne kadar da uzun zamandır çizmediğimi düşündüm. Çok uzun olmuş. Uzun aylar geçmiş. Sonra aldığım defter tanıdık geldi bir yerden. Sonra güldüm kendi kendime. Hey gidi günler dedim. Dünya çok küçük.
Eve geldim, gökte dolunay vardı. Dolunayın ışığında çizmek istedim, ama sonra bir farkettim ki kalem kutum yok. İstanbul'da kalmış. yani kurşun kalemim de yok. Evi karıştırdım durdum. Yok da yok. Renkli çizmek istemedim. Çizmedim. Kaldı öyle İçimde çizildi her şey.
Bugün üzücü bir haber aldım, içim ezildi. Çok zor günler geçiyor, çok yoruldum. Her yönden. Bazen sınav gibi geçiyor günler. Çok gergin hissediyorum kendimi. Verdiğim kararların doğruluğundan emin değilim. Aklım git-geller yaşıyor. Öyle değişiklikler yaşıyorum ki, hayatımın ortasına çökecek şeyler. Savunmasız kalcağım bir nevi. Zırhım düşecek. Satacağım zırhımı.

Bugün yine eve geldim ve yine çizmek istedim doya doya, yine çizemedim kalemim yok. Günlerim konuşmalar, koşuşturmalar, buluşmalar içerinde geçiyor. Markete gidip birşey almadan dönüyorum. Gelmiyor aklıma.

Şu Mayıs içinde kopacak tüm fırtınalar. Tam Mayıs sıkıntısı yaşadağım sanırım.
Vucudum da uyarılar vermeye başladı, yoruldun sen diyo. Sonra da aloo kime diyorum diyo :D

18 Nisan 2018 Çarşamba

Günler...

Son günlerden sonra, günler ve bundan sonra da ilk günler yazısı gelecek.

Hepsi zamanı gelince yazılacak. Belki yayınlanacak, belki değil. Ama hepsi yaşandı ve yaşanacak. Yazamamak ne kötüydü. İçinde sıkışıp kalıyor. hani bunlar benim kendime dair olan notlarımdı. Niye bugün geldi de yazdım sildim. İstemedim paylaşmak. Şimdi de istemiyorum. Ama unutmak da istemiyorum. Yazarım ve saklarım ben de. Daha önce de ara ara olduğu gibi.

Düşünüyorum da, şu geçen altı ayda neler oldu. Hem de ne kadar güzel şeyler. hayat ne de güzeldi, yine yeni yeniden gördüm hatırladım, mutlu oldum mutluluk saçtım, güldüm güldürdüm, eğlendim eğlendirdim. Hayat güzel. Onu çekilmez yapan sensin. Bir uzaklaş artık, bir git.
Bir seyahat sinsilesi, bir iş silsilesi, bir bisiklet silsilesi hem de ne biçin. Yılın ilk çeyreğinde bin km'yi aşmışım. Benim standartlarımda çok olan bir şey değil bu :) Evet binerim ama keyfime göre. Ama sağlam azıtmışım. Turlar turlar. Oralarda buralarda şuralarda. Kaş dar gelmeye başladı artık. Hep uzaklara, uzaklara gider oldum.
Dağlar, yaylalar,karlar, çıkışlar inişler, mahsur kalmalar. Elbette yine hepsi oldu. Sabahlara kadar eğlenmeler, küfelik olana kadar içmeler. Üç beş hastanelik vaka :D Uyumadan yapılan yolculuklar ve yolculuk planları.
Gidişler, dönüşler, hayatıma yeni katılan bambaşka boyutlar. Daha da özgürleşen hayatım. Hep söylerlerdi, hayat sana güzel. Hayat bana güzel evet. ben güzelleştiriyorum hayatımı. Zaten güzel olan güzelliğime tatlı dokunuşlarla daha da güzel kılıyorum.
Bu geçen süreçte çalıştım mı? Hem de çook. Hafta içleri sonları, akşamları gündüzleri. Ama ben işimi o kadar seviyorum ki, akşamı sabahı gecesi gündüzü üzmez beni. Ayrı bir enerji veriyor. İki projem de hayata geçti, hem de oldukça başarılı.

Şöyle geriye bakıp hatırlamaya çalışıyorum da, köpek balıklarıyla beraber daldım kerelerce.
Bir keresinde bir minibüs altına aldı beni bisiklette, İstanbul'da, neyse bana verilmiş sadakam varmış, öyle dendi.
Çok özel ilklere kara verip uyguladım, yine bir baykuşla, hem de en sevdiğimle :)
Bir çok arkadaşlığım daha derinleşti, daha güzelleşti, daha kemikleşti.

Yılbaşı piyangosu yine çıkmadı. :D
Yine ümitlendim, yine aldım 4 bilet ve yine çıkmadı.

Haa arada bir filmde oynadım. Çok eğlenceliydi.Ama vizyona girmedi. heyecan yapmayın. Meşhur olacaktım ucundan döndüm. İstemedim. Ama camiada isim yaptım. Dublörlerin şahı oldum.
Güneş'im büyüdü arada. her gün daha da büyüyor.
Arada bir iki kilo aldım. Bu dr günüydü. İyi olmuş aldığın, çok çökük duruyordu artık suretın dedi. Herkes bu durumdan çok mutlu. Ben de çok şikayetçi değilim.
Bakalım bu yaz nasıl olacak. Çok cin fikirlerim var. Muhtemelen Kaş'ta çok çok az kalabileceğim. Ben de turist olacağım memlekette. Bakalım neler göreceğim.

Aaa bir de ne güzel dönüşler, ne güzel konuşmalar, ne tatlı özlemlar, hasretler vuslatlar oldu yaa.

Fotolara döndüm baktım da şöyle bir. Ne kadar ağız dolusu gülmüşüm öyle.

Mutluluklar bana.