28 Ağustos 2019 Çarşamba

Havaalanlari

Evet yine bir yolculuk ve yine bir havaalani ve yine bir gecikme sonucu dokularina isledigim kahveci koltugu. Sekil sekil olup, yamuk yumuk oturmaktan mabadim agriyor. Zaten aksam trafigine kalmayayim diye super erken geldim. Kitabim olunca sorun etmiyorum erken gelmeyi ama bugun midem agriyor ve keyfim yok ve Oscar Wilde’in Dorian Gray kitabi da oyle aman aman ilgimi cekmedi. Hatta o donemin Ingiltere’sinin Lordlar kamarasinin amacsizligi, tuketimi, havanda su dovmeleri, somurusunu bu kadar yakindan hissetmek azicik da sinirlerimi oynatiyor.
Sonuc olarak SG’de TK bilmem kac ucus numarasinin gecikme haberiyle kahveye baska hisler beslemeye basladim. Dunku raki ve bira benden ve midemden intikamini alirken, ben elimdeki silahin daha sagliksiz oldugu konusundaki israrimla sutlu kahve icerek, yamulmus midemin iyilesmesini umuyorum, umursamaz bir beklentiyle ve uyusuk kicimla.

25 Ağustos 2019 Pazar

0,01

Bazen bir şeyin olmayacağından %99.99 emin olursun ya hani. Ama işte o 0,01!
O geri kalan %0,01’e ne denir? ŞERREFSİZLİK denir, ne denecek!!!

21 Ağustos 2019 Çarşamba

Her yol Roma’ya çıkmıyordu

Bugün oturdum, Roma günlerimi düşündüm. Tam on yıl önce bu vakitler evimi tutmuş, yerleşmiş ve çevre civarlara seyahat etmeye bile başlamıştım.
Güzel günlerdi, sağlam bir öğretmendi yaşatarak öğreten.

Özlemişim herhalde ki böyle aklıma düştü, uzun zaman oldu gitmeyeli. İlk fırsatta bir ziyaret etmeli, dolaşmalı evin etrafında, gitmeli pazara, almalı peynirlerden, litrelik şarapları doldurmalı çıkınına.
Oooh bir de güzel sarhoş olmalı Roma’da, şöyle temizinden.

20 Ağustos 2019 Salı

Alakasızlık


Benim seni sevmemden sana ne! Bu benle alakalı bir şey,
Ha diyorsan ki, ben de seni seviyorum, e ondan da bana ne,

Herkesin sevgisi kendine...



14 Ağustos 2019 Çarşamba

Temiz

Bir yagmur yagdi ve biz
Temizlendik
Tum ayiplarimizdan utanclarimizdan gunahlarimizdan…

7 Ağustos 2019 Çarşamba

Karpuz ve Babam

Bizde karpuzu hep babam alırdı ve tabii ki hep ben yerdim :)

Babamın çok güzel karpuzları olan, güzel karpuzcuları vardı. Karpuz kalite kontrol uzmanı da ben idim tabii ki. Bir karpuz benden yüksek oy almışsa tamamdı işte buydu. Herkes mutluydu, yok iyi çıkmadıysa geri gittiği bile olurdu.

Bizim eve küçük karpuz girmezdi. Olaki orta boyutlarda olsun ben bakakalırdım karpuza. Çünkü o bana bile yetmezdi, olacak şey miydi canım küçük karpuz almak. Dolayısıyla karpuzlarımız genellikle 12-15 kg aralığında değişirdi.

Bir gün babamı karşılamaya çıktığımda elindeki karpuz poşetini elinden almak istedim, babam 'yok kızım sen taşıyamazsın' dediyse de ısrar ettim ve kucakladım poşeti. Aman tanrıımmm bu ne de ağır şeydi böyle ve babam bu poşeti taşıyarak 15dk nasıl yürüyordu. O zaman çok üzülmüştüm ama büyük karpuz istemeye de devam etmiştim. Çünkü o benim babamdı, o yapardı.

Yıllar sonra artık kendi evimize geçtik ve anne evinden ayrıldık ablamla. Ben artık 25 yaşındaydım. Evdeki herkes benimle 'ee şimdi kim alacak sana karpuz' diye dalga geçiyordu. İşin aslı ben de çok düşünüyordum. Sonra babam dedi ki, ben sana getiririm kızım. Dünyadaki en güzel hediyelerden birini almıştım sanki. Her gün getiremese bile haftada bir getirirdi herhalde diye düşünmüştüm. Hem zaten ben de annemlere gittikçe orada da yerdim.

Derken biz taşındık. Ve bir ay sonra babam öldü...

Ve bütün güzel karpuzlar dünyadan silindi o gün. Ve ben bir daha güzel karpuz yemedim.

4 Ağustos 2019 Pazar

Telefon

Bugun kahvalti hazirlarken masaya koydugum ilk seyin telefonum oldugunu farkettim!
Ne yapacaktim telefonu mu yiyecektim? Hani tuari da yok ki citleyesin !?
Sonra oturup bunu dusunekaldim… ve aklima yillar once okudugum bir yazi geldi ‘sevgiyi tuslara mi yaziyorsunuz?’
Ben de herhalde instagram’daki kahvalti fotograflarina bakarak doymayi planliyordum…

Bilemedim😞

31 Temmuz 2019 Çarşamba

sanırım

Ne kadar da çok söylemek, yazmak istediklerim...

Yazmak istediğim şiirler gibi okuyakalmıştım, sürdüğüm bisikletten düşeyazar gibi,

Girmeye çabaladığım kalıplara sığamadığım bir yer bu sanki,
Mutluluk bir hal midir, durum mudur, kalıp mıdır, zor mudur, zorunlu mudur,

Ben gençken diye başlayan cümleler kurmuyorum belki henüz ama, daha gençsin'le başlayan cümlelere başladım,
Çay harici bağımlılığım yok şu hayatta, umarım bu da bağımlılık yapmaz dilde, dudakta, kulakta,

Bir harmanım desem değilim aslında, düşünceliyim bugün,
Doluya koysam olmuyor boşa koysam dolmuyor hesabındayım.
Olanı istemeyen, olmayandan ümidi olmayan, ihtimal hesabından usanan bir mütevazı, zat-ı şahaneyim sanırım,

Düşünüp düşünüp okuduğum, düşünmeden yazdığım, düşünerek okuduğumda sildiğim, anlar zamanlar geçirmekteyim sanırım,

Emin olduğum tek şey hiç bir şeyden emin olmadığım, sanırım.

Kafam mı karışık ne,
Net olduğu nadir gerçi ama beni bu halimle seviyorum :)


Eksik miyim, Zengin miyim?

Hayat enteresan...

Eksik olduğunu düşündüğüm bazı şeylerin aslında ne büyük bir zenginlik olduğunu farketmek.. 
Bu nedir? Nedir ki bu!?
Büyümek değil, geç bunları,
Anlamak anlamamak, farketmek-edememek, görmek-bakmak...
Neyse ne işte, isimlendiremediğim bir durum, bir hal, bir oluş, işte öyle bir şey...

17 Temmuz 2019 Çarşamba

Olanlar olmayanlara anlatsin

Var olmayan seyin yokluguna uzulmek kadar da sacma bir sey olmaz herhalde😞…