30 Ağustos 2014 Cumartesi
24 Ağustos 2014 Pazar
Yanlış
23 Ağustos 2014 Cumartesi
13 Ağustos 2014 Çarşamba
11.gun ve devami
11.günde rotamız bizi Didingola yaylasında Koçdüzü'ne götürdü. Burada adalı göl var ancak burası da ayrıca bir yayla ve çok sayıda yaylacı (sadece erkekler suya giriyor kadınlar girmiyor) gölün kenarında. 13.cü gün, Avusor Yaylası
Bugün büyük gün sayılır, Altıparmak Gölü'nü aşarak aşağıya Dadala'ya oradan da Avusor'a ineceğiz. Yol oldukça çetrefilli. Bir geçit aşıyoruz. Ama yola çıktığımızda bizi böyle bir şeyin beklediğini kimse bilmiyordu.
Bir gün önceden akşamleyin brief vermek diye birşey olmadığı için Osman'da ne yazık ki, ertesi gün sizi nelerin beklediğini anca karşılaşınca görebiliyorsunuz.
Ve Didingola'dan çıkıp da göle varınca anladık ancak ne muhteşem bir güzelliği bizi beklediğini. Mükemmel bir gölmüş bu göl. Altıparmak Gölü. Günlerdir böyle bir gölün hayalini kuran ekip suya daldı tabii haliyle. Saçma olarak ise, Osman bugün göle girecek vaktimiz olmadığını tutturmuş durmuş. Kimsenin taktığı yok haliyle.Neyse millet keyfini yaptıktan sonra tırmanışa başlayınca gördük, buranın çıkışı esaslıymış. Öyle böyle derken vardık Dadala'ya.
Sonrasında ise ver elini çekirdek :D Bolca çekirdek yendi çayla:)
Ne yazık ki öylesine güzel başlayan yolculuk bu hale gelmişti. Göl kenarında grup lideri olacak müsvedde ile de tartışınca ne tadı ne tuzu kaldı haliyle.
Avusor'dan Muhammed abi aldı bizi arabayla. Tanıdık ve sevdiğim bir yüzü görmek çok iyi geldi. Sonrasında ver elini Ayder. Bugün bayram olduğundan Ayder coşmuş, inanılmaz bir kalabalık var. trafikten gidemiyoruz. Yer olmadığından Oberj'de kalamıyoruz Memişoğlu'nda kalıyoruz. Akşam Oberj'e uğradık. Bir iki horon muhabbet, çabuk bitti hersey.
Ohh insanın sevdiği insanların yanında olması ne mükemmel bir şey yaw :)
Benim uçak yarın, amcamların kızının doğumu geldiğinden Adıyaman'a gidiyorlar. Nasip kısmet. Bu sefer de olmuyor. Bakalım kısmeti ne zaman gelecek merak ediyorum.
Keyifli bir akşam ve ertesi gün sonrası, Ercan'larla havaalanına varış ve ver elini İstanbul.
Ertesi gün beni bambaşka maceralar bekliyormuş da haberim yokmuş :D
Yollarimizi renklerin ciceklerden bir aranjmam yaptim :D
9 Ağustos 2014 Cumartesi
Gun2 Firtina - Goboca -21/07/14 ptesi
Celal Amca'yi iki gundur dinliyoruz Okan'dan. Artik bayagi merak etmeye baslamistim. Sonunda gidip gorduk kendisini. 87 yasinda Celal Amca ve halen dimdik cok da neseli, keyifli. Bayagi sohbet muhabbet ettik Celal Amca ve ogullariyla. Buraya gelirken yagmur yine cok siddetli yagdi ve biz yine islandik. Gerci bende panco oldugundan pek sikintim yoktu. Biz otururken Kazim geldi. Neyse en azindan donusumuz garanti :D
3 Ağustos 2014 Pazar
gun9-la2 Komati -Egrisu 280714 ptesi
Hasan'in sabah hazirladigi kahvaltida bilmem kac cesit peynir zeytin yanisira bir kac cesit krep ve ev yapimi recelleri, yoresel yumurtali lezzetleri hersey mukemmel. Ben bugun pek ac olmadigimdan ufak bir tadina baktim, sahaneydi. O sofraya ac oturmak lazim :)Neyse, ciktik Egrisu'ya ve kumanyalarimizi yedikten sonra, bir guzel serinlettim yine mutlu parmaklarimi. Bir sure sonra zaten inise gectik. Egrisu 2060'taymis, Komati 1500'de idi, eh 500m yukselmisiz.
gun8-la1 Altiparmak Daglari baslangic ve Komati Yaylasina cikis
gun 7 Gito'dan ayrilis ve…
Sabahtan huzunlu bir ayrilis hikayesi. Saril saril saril. Gitmesem kalsam diye dusunmeler. Salincakta son pozlar cekmeler. Yasli gozler. Zor oluyor ayrilmalar.
Sonunda bindik arabamiza, yine Kazim abiyle seyrediyoruz yavas yavas. Yolumuz Badara yaylasina variyor. Gito'dan surekli seyrettigimiz o guzel yaylayi geziyoruz simdi. Bu daglarin tepesinde ne de guzel bir duzluk burasi.
27 Temmuz 2014 Pazar
gun6 Gito yaylasi ve Kocari
Sabah Arzu ile beraber nefes calistik, sonundaki evre cok guzeldi. Fakat sonrasinda biraz sarsti beni :D megersem biz biraz hizli gitmisiz ondan oturuymus. Bunu, Arzu farkedip aksam soylediginde cok gulduk ve hemen bir dusla uzerimizden attik o agirligi.
Hava gun boyunca bir acti bir cise yapti. Bi tam karar veremedi ne yapacagina aslinda.
Bugun bol bol muhabbet edildi, findik, fistik, cekirdek yenildi. Gulundu, aglandi, daglandi…
Hersey sigdi bugune.
Sonraaa sevgili Tugay'imizin bize sucuklu yumurta yaptigi haberi geldi. O ana kadar ac hissetmiyorken, kokulari alinca nasil da icim kazindi. Yine ana yuregi dayanmamisti Tugay'imizin ve yine beslemisti bizi, o birbirinden lezzetli tadlarla.
Burada iki gunde bir degisik hissediyor insan. Sanki ezelden burdaymisiz da, ahire burda olacakmisiz gibi. Icten ice bunu dilemekten de geri kalmiyoruz tabii.
Okan'la Ulvi geldi arada, Serhansa yok meydanda!
Aksam uzeri yogun bir sis basti yine ve cise yagmaya basladi yaylaya. Bir telefon bahanesiyle botlarimi giydim ve kendimi Diren Gito yazisinin yaninda buldum. Telefonun cekmesinden istifade ablacanla konustum durum guncellemesi yaptik karsilikli. Bu arada Serhan gecti arabayla, icinde Ibrahim ve bir de misafir vardi.
Cise yagmis otlardan birkac tane guzel foto aldiktan sonra, ben de sigindim Kocari'nin sicagina.
Arzu'nun oku dedigi on sayfayi okuduktan sonra on dakika ayirdim kendime, sonra suya saldim huznumu. Aksin gitsindi Gito'nun koklerine.
Arinmis ve mutlanmis olarak dondugumde ise salona yemek hazirliklari coktan baslamisti. Bu aksam balik var. beni taniyanlar bilir baligi cok severim. Ama niyeyse istahim kacmis oldugundan yemekte sadece bir taneyi zorla yedim diyebilirim.
Bol muhabbetli yemekten sonra rituel oldugu sekliyle sazlar alindi ele. Meyveler hazirlandi, rakilar sunuldu misafirlere.
Bugunku muzik turunuz laz-rock oldugundan biraz degisikti hergunden. Bizler de yurumemis olmamiza ragmen, bir yorgunduk niyeyse.
Serhancan bir sure sonra zaten calmayi birakip hikayelerini anlatmaya basladi bizlere.
Cok eglendik misir patlatma makinasi ve daire hikayeleriyle.
gun5 Ambarli koyu - Balikli Gol 240714 pers
Ambarli koyune vardiktan sonra, kamyon sahibi Hursit abinin birisi kangal olan iki kopegi de bize katiliyor ve gollere kadar bizimle geliyorlar. Her yerden su akiyor, sanki butun zemin dere yatagi olmus gibi.
Karadeniz'in bu yesilligini seviyorum. 2800 2900 3000 metre oldu halen her yerimizde rengarenk cicekler, kocaman papatyalar, mis kokulu kekikler, su kenarlarinda roka, buzzzz gibi su.


















































